“Türkiye Sanatını Değiştiren Müze“

Nikki Bedi’nin hazırladığı haberde, bir zamanlar dünya çağdaş sanat haritasında çok öne çıkmayan Türkiye’nin giderek daha kalıcı bir aktöre dönüşmesinde, İstanbul Modern’in öncü bir role sahip olduğu vurgulandı.

Nikki Bedi, BBC Televizyonu ve web sitesinde 13 Ekim akşamı yayınlanan haberinde; Türkiye’nin ilk ve en büyük modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in 10 yıl gibi kısa bir sürede nasıl önde gelen sanat destinasyonlarından biri haline geldiğini, İstanbul Modern Küratörü Çelenk Bafra ile konuştu. Bafra, İstanbul Modern’in bir yandan Türkiye sanatını ve güncel sanatın algılanışını dönüştürmedeki rolünden söz ederken, öte yandan da İstanbul Modern’de hazırlanan sergilerin uluslararası boyutuna dikkat çekti.

Türkiye’yi uluslararası sanat haritasına yerleştiren İstanbul Modern’in kendine duyduğu güven ve maceraperestliğinin altını çizen Bedi, İstanbul Modern’in sanat adına yeri geldiğinde zor, hatta tartışma yaratan yapıtlar sergilemekten kaçınmadığını da belirtti.

Programda, eski bir gümrük antreposunun 2004 yılında İstanbul Modern olarak açılmadan önce Türkiye’nin çağdaş sanat açısından çok da bilinir olmadığı ifade edilerek, “Dinamik bir sanat muhitine dönüşen Karaköy’de yer alan ve İstanbul Bienali’ne de ev sahipliği yapmış olan bu yeni müze her şeyi değiştirdi” denildi.

Haberde, İstanbul Modern’in sıklıkla Türkiye sanatına odaklansa da, koleksiyonunda ve sergilerinde dünyanın farklı köşelerinden önemli sanatçıların yapıtlarına ve programında küresel sergilere yer verdiği belirtildi. Video-haberde İstanbul Modern Koleksiyonu’ndan Richard Wentworth, Julian Opie, Richard Deacon, Tony Cragg ve İnci Eviner gibi önemli sanatçıların yapıtlarına ve müzenin 10. yılı için hazırlanan “Çok Sesli: Türkiye’de Müzik ve Görsel Sanatlar” adlı sergilerden görüntülere yer verilerek, müzenin video sanatı ve yeni medyaya verdiği öneme de değinildi.

Tarih: 16 Ekim 2014 03:28

Eyyübiye Belediyesi’nden Cezaevine Bekleme Salonu

AK Parti Eyyübiye Ekim Ayı Danışma Meclisi Toplantısı, Hayati Harrani Kadın Destek ve Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen ilçe danışma meclisi toplantısında Eyyübiye Belediyesinin cezaevine bekleme salonu yapması kararının açıklanması sevinçle karşılandı. Yıllardır cezaevinin zor şartlarından dem vuran vatandaşların Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci’ye ulaşması ve bu sorunu dile getirmesi üzerine Eyyübiye Belediyesi kolları sıvadı ve cezaevine bekleme salonu yapılması için karar belediye meclisince onaylandı.

Danışma meclisine, AK Parti İl Başkanı Yusuf Eğilmez, Eyyübiye Belediye Başkan Vekili Bahattin Demir, Belediye Başkan Yardımcısı Necmeddin Sağlam, AK Parti Eyyübiye İlçe Başkanı Süleyman Elgün, Kadın Kolları Başkanı Tuba Pişkin, Gençlik Kolları Başkanı Fatih Dörtkardeş, belediye meclis üyeleri, ilçe yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.

KOBANİ’DEN GELENLER

Danışma meclisi toplantısının açılış konuşmasını yapan AK Parti Eyyübiye İlçe Başkanı Süleyman Elgün, son günlerde ülkemizde ve ilimizde yapılan sokak eylemlerine değindi. Elgün, ”Bilindiği üzere son günlerin en sıcak gündemi Kobani’den gelen kardeşlerimiz. Şanlıurfalı kadir şinaslığını bu noktada çok güzel gösterdi. 200 bine yakın Suriyeli kardeşlerimiz Suruç’ta kısa bir süre içeresinde ülkemize girmiş oldular. Başta başbakanlık, başbakan yardımcılarımız, bakanlarımız Suriye’den gelen vatandaşlarımızın yanlarına geldiler, yanınızdayız dediler. Daha sonra özellikle Suruçlu kardeşlerimiz bu konuda çok büyük bir özveride bulundular. Çünkü Suruç kadar, hatta Suruç’un nüfusu kadar Suriyeliler Suruç üzerinde ülkemize gelmiştir” dedi.

EĞİLMEZ YAŞANAN OLAYLARA DEĞİNDİ

Güncel konulara değinen AK Parti İl Başkanı Yusuf Eğilmez, son dönemlerde belli grupların ülkenin dört bir tarafında provokatif eylemler yaptığını ama bunların hedeflediklerine amaçlarına ulaşamayacağını ve bunlara fırsat verilmeyeceğini belirtti. Eğilmez, ”Bizler halkımızı fitneyle, fesatla, tarihle onları yanlışa sevk edenlerle bizler siyasi düzenimizi sürdüreceğiz. Belediyelerimiz olsun, sivil toplum kuruluşlarımız olsun bunların hepsi ile her türlü yardımı yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Açıksa şunu belirtmek isterim ki, bugüne kadar yapılmadığı kadar yardımda bulunduk. Ama bunun karşılığında Eyyübiye Belediyemizin araçlarının camları kırılıyor, araçlarına zarar veriliyor, taş atılıyor yanı bu zihniyeti anlamak mümkün değil. Eyyübiye Belediyemiz buradan kalkacak Suruç’taki kardeşlerimize yardım için gidecek ama birileri kalkacak araçlara zarar verecek. Bunların asıl amaçlarının ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

‘HER ŞEY EYYÜBİYE İÇİN’

Eyyübiye Belediye Başkan Vekili Bahattin Demir, göreve geldikleri günden itibaren Eyyübiye ilçesinin genelinde yürütülen belediye çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Vekili Demir, altyapı çalışmalarından, kırsala yapılan hizmetlere kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi vererek “Her şey Eyyübiye halkımızın yaşamını kolaylaştırmak için. Sosyal ve kültürel belediyeciliğin sorumluluklarını yerine getirerek Eyyübiye’yi yaşanabilir bir ilçe haline getiriyoruz. Eyyübiye bölgemizde bulunan cezaevine gelen ziyaretçilerin daha rahat beklemesi için bekleme salonu yapılması için belediye meclisimizde karar aldık. Eyyübiye Belediyesi olarak bundan sonraki süreç içinde de çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam edecek” dedi.Konuşmaların ardından toplantı sona erdi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Tarih: 16 Ekim 2014 11:32

Türkiye’de Gazeteci Olmak Söyleşisi

Kentte yayımlanan Kırşehir Express Gazetesi’nin birinci yıl dönümü dolayısıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda organize edilen, “Türkiye’de Gazeteci Olmak” konulu söyleşide konuşan Balbay, Anadolu’daki ilk gazetecilerin ozanlar olduğunu düşündüğünü belirtti.

Balbaş, “Onlar gözlerini kırpmadan gerçeği söylediler. Düşüncelerini öylesine kalıcı şekilde dile getirdiler ki bugün bile onları dinliyoruz. Ayrılığın, acının, hatta toplumsal yaşamdaki adaletsizliğin en taze anlatımlarını onlarda buluyoruz” diye konuştu.

Mesleğe başladığında örnek aldığı gazetecilerin pek çoğunun terör saldırısı sonucu katledildiğini, bu durumun da Türkiye’de gazeteci olmanın ne anlama geldiğini anlattığını ifade eden Balbay şunları söyledi:

“Bugün gazeteciliğin ruhunu öldürmek istiyorlar. Diyorlar ki ‘Sen mesleğine devam edebilirsin ama bizim düşündüklerimizi yazarsan.’ Bugün iktidar böyle bir medya yapısı istiyor. Türkiye’de iktidar çok kanallı tek seslilik yaratmak istiyor. Türkiye’de bugün 50′den fazla ulusal kanal var. Başbakan, Cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladığında toplantıyı canlı yayınlayan kanal sayısı 38′di. Gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerden biri iktidarın birebir kendisine bağlı tutmak istemesi, öteki de halen güncel olarak yaşamakta olduğumuz yayın yasaklarıdır. Son dönemdeki bütün önemli olaylarla ilgili bu karar uygulanmıştır. Reyhanlı’da ve Uludere’de yaşanan olaylara ve Soma’daki faciaya yayın yasağı getirildi. Musul’da rehin alınan 49 kişiyle ilgili haberler yasaktı. Bu kişiler serbest bırakıldığı gün Başbakan ‘Bunu görün, bu bayramı haber yapın’ diye öyle bir haykırdı ki adeta haber yapmamak yasak haline geldi.”

Balbay, siyaseti hakkını vererek yapmak istediğini dile getirerek, “2023 yılında, cumhuriyetin 100′üncü yılını cumhuriyetin kuruluş felsefesi ile bütünleşmiş bir iktidarda kutlamak başlıca hedefim. Gönlümden geçen CHP iktidarı ama cumhuriyete değer partilerle birlikte de olur” dedi.

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Balbay, daha sonra kitaplarını imzaladı.

Tarih: 15 Ekim 2014 10:40

Türkiye’de Gazeteci Olmak“ Söyleşisi

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, “2023 yılında, cumhuriyetin 100′üncü yılını cumhuriyetin kuruluş felsefesi ile bütünleşmiş bir iktidarda kutlamak başlıca hedefim” dedi.



Kentte yayımlanan Kırşehir Express Gazetesi’nin birinci yıl dönümü dolayısıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda organize edilen, “Türkiye’de Gazeteci Olmak” konulu söyleşide konuşan Balbay, Anadolu’daki ilk gazetecilerin ozanlar olduğunu düşündüğünü belirtti.



Balbaş, “Onlar gözlerini kırpmadan gerçeği söylediler. Düşüncelerini öylesine kalıcı şekilde dile getirdiler ki bugün bile onları dinliyoruz. Ayrılığın, acının, hatta toplumsal yaşamdaki adaletsizliğin en taze anlatımlarını onlarda buluyoruz” diye konuştu.



Mesleğe başladığında örnek aldığı gazetecilerin pek çoğunun terör saldırısı sonucu katledildiğini, bu durumun da Türkiye’de gazeteci olmanın ne anlama geldiğini anlattığını ifade eden Balbay, şunları söyledi:



“Bugün gazeteciliğin ruhunu öldürmek istiyorlar. Diyorlar ki ‘Sen mesleğine devam edebilirsin ama bizim düşündüklerimizi yazarsan.’ Bugün iktidar böyle bir medya yapısı istiyor. Türkiye’de iktidar çok kanallı tek seslilik yaratmak istiyor. Türkiye’de bugün 50′den fazla ulusal kanal var. Başbakan, Cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladığında toplantıyı canlı yayınlayan kanal sayısı 38′di. Gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerden biri iktidarın birebir kendisine bağlı tutmak istemesi, öteki de halen güncel olarak yaşamakta olduğumuz yayın yasaklarıdır. Son dönemdeki bütün önemli olaylarla ilgili bu karar uygulanmıştır. Reyhanlı’da ve Uludere’de yaşanan olaylara ve Soma’daki faciaya yayın yasağı getirildi. Musul’da rehin alınan 49 kişiyle ilgili haberler yasaktı. Bu kişiler serbest bırakıldığı gün Başbakan ‘Bunu görün, bu bayramı haber yapın’ diye öyle bir haykırdı ki adeta haber yapmamak yasak haline geldi.”



Balbay, siyaseti hakkını vererek yapmak istediğini dile getirerek, “2023 yılında, cumhuriyetin 100′üncü yılını cumhuriyetin kuruluş felsefesi ile bütünleşmiş bir iktidarda kutlamak başlıca hedefim. Gönlümden geçen CHP iktidarı ama cumhuriyete değer partilerle birlikte de olur” dedi.



Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Balbay, daha sonra kitaplarını imzaladı. – Kırşehir
Tarih: 15 Ekim 2014 10:40

Youtube’da Video İzleyen 100 Binden Fazla Kişi Tehdit Altında

Dünyanın en büyük video paylaşım sitesi Youtube’da ortaya çıkan bir virüs, Ekim ayı içerisinde 100 binden daha fazla kullanıcının cihazını etkiledi.Son birkaç aydır YouTube’u yakından takip eden Trend Micro’ya göre saldırı, sitedeki reklamlardan kaynaklanıyor. Reklamların kendisinde zararlı bir içerik yok, ancak görünüşe bakılırsa sorun, reklama tıklandığında oluşuyor. Reklamlar, YouTube’un merceğinden geçseler de aradan kaçanların olması olağan kabul ediliyor.Tüm bunlar kulağa çok kolaymış gibi gelse de, YouTube’dan zararlı bir siteye yönlendirme yapmak aslında karmaşık bir iş. Saldırganlar, eylemlerinin normal görünmesi için bir Polonya hükümet web sitesine ait modifiye edilmiş bir DNS bilgisi kullanıyorlar. Bu şekilde saldırganlar, asıl siteyi etkilemeseler de, kendi sunucularına yönlendirme yapan alt-alan adları oluşturabiliyorlar. Trafik, ABD’de zararlının bulunduğu sunucuya ulaşmadan önce Hollanda’daki iki yönlendirme sunucusundan geçiyor.Açıktan faydalanan kit, Java, Internet Explorer ve Flash’ı kullanıyor. Microsoft, açığı Mayıs 2013 itibariyle kapattığından sistemini güncel tutanlar, güvendeler. Yine de PC’nizdeki Java ve Adobe ürünlerini en son sürümlerine güncellemenizde fayda olduğu söyleniyor.Uzman Abi
Tarih: 15 Ekim 2014 05:36

Youtube’da Korkutan Alarm

Neredeyse tüm bilgisayar kullanıcılarının günlük durağı haline gelen YouTube’da ortaya çıkan bir zararlının, son 30 günde 100 binden fazla kişiyi etkilediği ortaya çıktı.



Son birkaç aydır YouTube’u yakından takip eden Trend Micro’ya göre saldırı, sitedeki reklamlardan kaynaklanıyor. Reklamların kendisinde zararlı bir içerik yok, ancak görünüşe bakılırsa sorun, reklama tıklandığında oluşuyor. Reklamlar, YouTube’un merceğinden geçseler de aradan kaçanların olması olağan kabul ediliyor.



Tüm bunlar kulağa çok kolaymış gibi gelse de, YouTube’dan zararlı bir siteye yönlendirme yapmak aslında karmaşık bir iş. Saldırganlar, eylemlerinin normal görünmesi için bir Polonya hükümet web sitesine ait modifiye edilmiş bir DNS bilgisi kullanıyorlar. Bu şekilde saldırganlar, asıl siteyi etkilemeseler de, kendi sunucularına yönlendirme yapan alt-alan adları oluşturabiliyorlar. Trafik, ABD’de zararlının bulunduğu sunucuya ulaşmadan önce Hollanda’daki iki yönlendirme sunucusundan geçiyor.



Açıktan faydalanan kit, Java, Internet Explorer ve Flash’ı kullanıyor. Microsoft, açığı Mayıs 2013 itibariyle kapattığından sistemini güncel tutanlar, güvendeler. Yine de PC’nizdeki Java ve Adobe ürünlerini en son sürümlerine güncellemenizde fayda olduğu söyleniyor./
Tarih: 15 Ekim 2014 04:20

Sneijder’in Transfer Söylentileri Bitmiyor

Manchester United’ın uzun süre üzerinde durduğu Sneijder transferi Hollandalı futbolcunun Galatasaray’da olmaktan mutlu olduğunu açıklaması üzerine başarısızlığa uğramıştı. Ancak, şu an 30 yaşındaki futbolcunun Sarı Kırmızılı ekip ile finansal sorunların ortaya çıkması bu transferi tekrar gündeme getirdi. Louis van Gaal’ın Hollandalı futbolcuyu hala Kızıl Şeytanlar’ın rengine bağlamak istediği belli oldu.

Sneijder’ın finansal sorunlar ile ilgili yaptığı açıklama şu şekilde: “Evet, paramı alamadığım doğrudur. Galatasaray şu an finansal sorunu çözebilmek için konu üzerinde çalışıyor.”

Tecrübeli futbolcu bu açıklamasına, “Menajerim bu konuda kulüp ile birlikte bir çözüm arıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

En güncel futbol haberlerini Goley ile takip edin!
Tarih: 15 Ekim 2014 04:42

Microsoft Türkiye ve Ankara Üniversitesinden Teknoloji Hamlesi

Microsoft Türkiye ve Ankara Üniversitesi hayata geçirdikleri işbirliği kapsamında üniversitenin öğrencileri, Microsoft’un bulut hizmeti Office 365′i ücretsiz olarak kullanarak iş hayatında 1 milyardan fazla kişinin tercihi Office uygulamalarına ulaşabilecek.  



Microsoft Türkiye’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Microsoft Türkiye ve Ankara Üniversitesi, Türkiye’de teknoloji odaklı nitelikli eğitim ve öğretimi güçlendirecek önemli bir işbirliğine imza attı.



İşbirliği kapsamında Ankara Üniversitesi’nin 70 binden fazla öğrencisi, Microsoft’un bulut hizmeti Office 365′i ücretsiz olarak kullanarak iş hayatında 1 milyardan fazla kişinin tercihi Office uygulamalarına ulaşabilecek, e-posta, takvim, ekip siteleri başta olmak üzere avantajlı birçok uygulamadan faydalanabilecek.



Bununla birlikte, her yıl Ankara Üniversitesi mezunu gençlerin kurduğu 2 genç girişime Microsoft Innovation Center’ın ofis ve teknolojik altyapı çözümlerinden faydalanma hakkı sağlanacak. Üniversitenin akademisyenleri de uzaktan eğitim içeriğinden yararlanarak, bilgi teknolojileriyle bütünleşik, bilimsel araştırmalarına destek olacak çözümlerden faydalanabilecek.



“Gelecek nesil yeni teknolojilerle desteklenecek”



Projenin duyurusunu yapmak üzere Ankara Üniversitesi Rektörlük Binası’nda düzenlenen toplantıya Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen ve davetliler katıldı.



Türkiye’nin teknoloji tüketen bir toplumdan, teknoloji üreten ve inovasyonla kalkınan bir topluma geçişinde üniversite ve özel sektör arasında yapılan işbirliklerinin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Tamer Özmen, Ankara Üniversitesi ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin bu alanda örnek bir çalışma olduğunu kaydetti. Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik gelişiminin temelinde bilgi teknolojilerine yapılan yatırımların yer aldığını belirten Özmen, şu ifadeleri kullandı:



“Microsoft Türkiye olarak kurumlar ve bireylerin yeni ve önde olabilmeleri için, bilişimin tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en fazla yatırım yapılan alanlardan biri olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’nin yazılım sektörüne yaptığımız tüm yatırımlar ekonomik gelişimde çarpan etkisi yaratıyor. Kurulduğumuz günden bu yana yerelleştirme çalışmalarının yanı sıra eğitim, destek, çözüm ve güvenlik konularında kapsamlı faaliyetler yürütüyoruz. Bugün Ankara Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz işbirliğinin ülkemizin bilgi teknolojileri alanında ilerlemesi ve doğru insan kaynağının yetiştirilmesi adına büyük önem taşıyacağına inanıyoruz.”



Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş de Ankara Üniversitesinin uluslararası düzeyde saygın ve tanınan bir üniversite olduğunun altını çizdi.



Üniversite olarak eğitim ve araştırmada önceliklerinin kalite olduğunu belirten İbiş, “Bilişim sektöründe dünyanın önde gelen markalarından biri olan Microsoft Türkiye ile yapılan bu protokolün üniversitemiz ve öğrencilerimiz için oldukça önemli bir yer tutacağını düşünüyorum. Uluslararası bir üniversite olan Ankara Üniversitesi, yenilikçi ve yeniliklere her zaman açık olma yönünü bilişim sektöründe de artarak kullanmaya devam edecektir. Son zamanlarda yazılım ve program sektöründe çalışanların sadece mühendisler olmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.



İbiş, Microsoft Türkiye’nin eğitim platformu olan Açık Akademi sayesinde öğrencilerin teknolojiyi en ulaşılabilir bir kolaylıkta öğrenip, yenilikçi bakış açılarıyla bilişim dünyasına yön verebileceğini kaydetti. 



Öğrencilere sunulan fırsatlar



Microsoft IT Akademi, bilgi teknolojileri alanında sektörel ihtiyaçlar ve global gelişmeler dikkate alınarak, öğretim üyelerinin güncel ve etkin eğitim programları sunabilmelerine destek olmak amacıyla geliştirilen Microsoft IT Akademi ile Ankara Üniversitesi akademisyenleri, dersleri verimli bir şekilde planlayabilecek ve yönetebilecek.



Ankara Üniversitesine kayıtlı 70 binden fazla öğrenci, aynı zamanda dünyada 88 pazarda, 32 dilde sunulan ve 1 milyarın üzerinde kullanıcısı bulunan Microsoft üretkenlik çözümü Office 365′e ücretsiz olarak sahip olacak, söz konusu programları kullanmayı öğrenerek mezun olabilecekler.



Microsoft Açık Akademi, eşzamanlı olarak, Microsoft Türkiye’nin ücretsiz ilk ve tek online uygulama geliştirme okulu Açık Akademi de Ankara Üniversitesi öğrencilerinin erişimine açılacak. 



Microsoft Innovation Center, her yıl Ankara Üniversitesi mezunlarının kurduğu ve Microsoft teknolojilerini kullanarak yaratıcı fikirler ortaya koyan 2 genç girişim, yıl boyu Microsoft Türkiye Ankara Ofisinde faaliyet gösteren Microsoft Innovation Center’in ofis ve teknolojik altyapı imkanlarından faydalanma fırsatı yakalayacak.



Microsoft Türkiye, 1993 yılında altı kişiyle başladığı çalışma hayatına, bugün 400′e yakın çalışanıyla devam ediyor. Türkiye, aynı zamanda 79 ülkenin bulunduğu Microsoft Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nin de merkezi olarak yer alıyor. – Ankara
Tarih: 15 Ekim 2014 04:42

Kök Hücreden Gelen Sağlık Liv Hospital’da

1.5 milyon dolarlık bir yatırımla açılan”Liv Hospital Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Üretim Merkezi / Liv MedCell” kişinin anahtar hücresi anlamına da gelen kök hücre üretimi ve uygulamalarını son teknoloji ile hayata geçiriyor. Liv Hospital, güncel tıbbın önemli tedavi seçeneklerinden birisi olan hücresel tedavi için kişiye özgü, kök hücrelerin üretimini yapıyor.

Kök Hücre: Vücudun kendisinden gelen çözüm!

Tıpta son yıllarda en heyecan verici yeniliğin kök hücre olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Genel Müdür Meri İstiroti, “Kişinin kendi yağ hücresinden üretilen bir mucize olan kök hücre, Türkiye’de ilk kez bir hastane çatısı altında Uluslararası GMP standartlarında Liv Hospital’da uygulanıyor. Aslında iyileşme ve yenilenmenin özü insan vücudunun kendi sırları içinde saklı. Geçmeyen yaralar, anti aging uygulamaları, diz ve kıkırdak sorunları, kornea nakilleri ve bir çok önemli kronik hastalığın tedavisinde etkin bir yöntem olarak kullanılan kök hücre uygulamaları çok yakın bir gelecekte, tıpta yeni değişimlerin önünü açacak nitelikte. Liv Hospital olarak kurulduğumuz günden bu yana, uluslararası arena da bilim üretmek ve tıptaki yenilikleri yakından takip etme misyonuyla yola çıktık” dedi.

Hücresel ve doku bazlı yeni nesil tedavi seçeneği

Liv Hospital Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Üretim Merkezi / Liv MedCell Sorumlusu Prof. Dr. Erdal Karaöz, “Kurumsal olarak tıp ve yaşam bilimlerinin tüm dallarını kapsayan bu alanda disipliner arası işbirliğinin önemine inanarak, ülkemizde bu alanda evrensel bilime önemli katkılar sağlayan bilim insanları ve hekimlerimizle çıktığımız bu yolda hastalarımıza bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde hücre-kök hücre-doku mühendisliği ve gelecekte gen tedavileri alanında onaylanmış tedavi seçenekleri sunmayı amaçladık” dedi.

Geleneksel tıp tedavilerinde çığır

Geleneksel tıbbi yöntemlerle radikal olarak tedavi edilemeyen, omurilik hasarı, ALS, MS (Multiple Skleroz), organ yetmezliği, görme sorunları gibi bazı hastalıklar, kök hücre tedavisi ile umut bulabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdal Karaöz, “Ülkemiz ve dünya ölçeğinde milyonlarca insan bu hastalıkların etkisinde son derece konforsuz bir yaşam sürmektedir. Son yıllarda hücresel tedavi protokolleri geliştirmek amacıyla birçok gelişmiş ülkede, kök hücre ile ilgili çok ciddi bilimsel yatırımlar gerçekleştiriyor ve klinik çalışmalar devam ediyor. Bu hastalıklardan muzdarip insanlar, kök hücre ile ilgili çalışmaların sonuçlarını büyük bir umutla beklemektedir. Liv Hospital Rejeneratif Tıp Kök Hücre Üretim Merkezi olarak ülkemizde bu alanda evrensel bilime ciddi katkılar sunacak, alanında uzman bilim insanlarından oluşan ciddi bir Ar-Ge ekibi kurgulanmıştır. Yine bünyemizde hücresel tedavinin etkinliğine inanan ve bu tedavi protokollerini uygulamış deneyimli hekimlerimizle birlikte, klinik öncesi ve klinik araştırmalarla bu alanda bilgi üretmeyi amaç edindik” dedi.

Tarih: 15 Ekim 2014 03:19

Türk Eğitim Sen: MEB Değişen Müsteşar Sayılarını Sitesine..

Türk Eğitim Sen Denizli Şube Başkan Yardımcısı Ali Çubukcu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın müşteşar sayılarıyla ilgili bilgiyi üç yıl geçmesine rağmen internet sitelerinde değiştirmediğini, bu durumun Görevde Yükselme Sınavı’na giren adayları yanılttığını söyledi. Çubukcu, yaptığı açıklamada Görevde Yükselme Sınavı soru kitapçıklarında A kitapçığı 28. soru, B kitapçığı 31. soruda MEB Müsteşar yardımcılarının sayısının sorulduğunu belirterek, “Cevap anahtarında doğru cevap 7 olarak kabul edilmiştir. 14.09.2011 Tarih ve 28054 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin, ‘Müsteşar ve Müsteşar Yardımcıları’ başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında müsteşar yardımcılarının sayılarının değişmesine ilişkin herhangi bir mevzuat değişikliği, bakanlığa ait web sitesine işlenmemiştir.” dedi.

MEB mevzuatının en güncel halinin .akanlığın resmi internet sitesinde yer alacağına güvenen adayların yanıldığını söyleyen Çubukçu, “Mevzuattan sınava hazırlanan adaylar, bu soruyu yanlış işaretleyerek müsteşar yardımcısı sayısına 5 cevabını vermişlerdir. Bu durumda olan adaylar, kendilerinden kaynaklanmayan bir hatadan dolayı mağdur olmuşlardır. Türk Eğitim-Sen olarak, Görevde Yükselme Sınavı sorusunda yer alan MEB Müsteşar yardımcılarının sayısına ilişkin soruya, bakanlığın resmi internet sitesindeki mevzuatın güncel olduğuna güvenerek 5 (beş) cevabını vermiş olan adayların cevaplarının da doğru kabul edilerek değerlendirilmesi hususunda, MEB’e yazılı başvuruda bulunduk.” diye konuştu.
Tarih: 15 Ekim 2014 03:39